KAYSERI...
 
KAYSERI...

KAYSERI...
ANA MENU












ÜYELER
KAYSERI...
Hoşgeldin   Misafir
Üye Ol/Giriş

Aktif ziyaretçi 5 kişi
Online Üyeler

Online Üye :0
HABERLER
KAYSERI...
  • En güzel kayseri formu

  • Sütçünün eşeği ‘kırmızı’ yandığı zaman duruyor!

  • Kanser tümörünü küçülten bitki!

  • Böyle anne olmaz olsun!

  • Akıl almaz kaçakçılık!

  • Abd bu kitapların peşine düştü!

  • Pes doğrusu : böyle sürücü olur mu?

  • Dünyanın sigara satılmayan tek şehri!

  • Stres gideren mağara!

  • Mercedes tavanda!

  • Bu kurbağa motorsiklete biniyor!

  • Türk isi bitir isi, yerli mali yurdun mali

  • Çift basli kaplumbaga sasirtiyor!

  • Flash haber!!! allah allah,anne anne diye bagiran horoz!

  • Gözünden misir taneleri çikiyor!

  • 4 bacaklı bebek doğdu

  • Taciz korkusuyla 48 yıl erkek gibi yaşadı

  • Arılar peteğe allah yazdılar

  • Dilini eşek arısı soktu!

  • 40 yıldır akrep yiyor

  • Salaklık tarihine geçenler

  • En iyi temizlik maddesi

  • İki cumhurbaşkanı yetiştiren lise

  • Adamın karnından bebek çıktı!

  • İki yüzlü kedi !

  • 4 metrelik piton 2 metrelik timsahı yutarken göbeği çatladı!

  • Yarım tonluk adam!

  • Eşinin cebinden para almak boşanma nedeni

  • 'yaşayan fosil' otopsiye alınacak

  • 'canavar kurbağa' yakalandı

  • Kesilen ağaçta insan silüeti

  • Sigarayı bırakmak isteyenlere

  • Sağlıkta yeni bir tehdit: deli bal

  • Böbrek taşına karış portakal suyu

  • En çok satan otomobil markaları

  • Şaşkına çeviren kafatasları-foto

  • Meğer fare peynir sevmiyormuş!

  • Vahşi filler köyü bastı

  • Sultan abdulhamit´in en büyük sırrı

  • Çaldığı bilezikler bakın nerden çıktı

  • Telefon faturası tarihe karışıyor

  • Masör hindi!

  • Bayburt’ta yılanla tedavi mevsimi

  • İnternette kumar oynadı, babasını iflas ettirdi!

  • Sınav stresini havuç suyu içerek yenin

  • "yumurta mı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtadan çıktı?"

  • 6666666 cep numarasına rekor para

  • Sigarayı bırakamadı 6 bin ytl kaçtı

  • ´sevgili hırsız!´

  • Dünyanın en pahalı otomobilleri

  • 10 yılın en büyük altın rezervi

  • Windows hızlı format atma

  • Google ve nike sanal arena kurdu

  • Yarım tonluk adam!

  • Mucize balık,ingiltere'de..

  • Dilinde diş çıktı...

  • Göğsünde ay yıldız olan inek

  • İlginç haberler

  • Açıköğretim öğrencilerine müjde

  • Hiç böyle bir traktör görmediniz!

  • Chat, evlilikleri yıkıyor

  • Japon karpuzu !!!

  • Messenger´a sor söylesin

  • Hamilelikle ilgili batıl inanışlar

  • Yediği dayağı cep telefonuna çekti

  • Kayseri'de maden sahalarının arama hakkı

  • Araştırmalara göre; uzun süre uykusuz kalmak yaşlanmayı

  • Sigarayı bırakana 6 bin ytl

  • Alışveriş sepetleri mikrop saçıyor!

  • Ayakkabınızı dikkatli seçin !

  • Memur adayına iyi haber var

  • 15 bin yeni eleman aranıyor telekom sektöründe

  • İşte en iyi 10 meslek

  • İnternet tehdit altında

  • Görünmeyen cep telefonları geliyor

  • Kadının memesini kedi kaçırmış!

  • Hırsızın şok olduğu an

  • Susuz çalışan çamaşır makinesi=deterjana ve suya gerek olmadan yıkama yapan makina

  • Çılgın google

  • Kpss 2006 başvuru tarihi açıklandı!

  • Koşmak, zekayı artırıyor

  • Dikkat internet tuzağı..

  • İnsanın kanını donduran olay !

  • Güvenli internet

  • Amerika kıtasında sahabe izleri

  • Oha artık ! cep telini yuttu

  • İki başlı yılan

  • Yakılan farenin intikamı !

  • Sigara paketlerine tabut fotoğrafı konulacak!

  • -bu adres zor bulunur!-

  • Motor gücü biraz düşük ama...-

  • -kuzu bunlar!-

  • Zaman israfında dünya ikincisi olduk

  • Boğaz manzaralı kayseri projesi ...

  • Kayseri 26 mart tam güneş tutulmasını seyredebilecek...

  • Klavyemiz

  • Neden yüzük parmağı?

  • Danimarka'ya yeni şok!

  • Cep pilleri neden çabuk bitiyor?

  • Memleketimizdeki komik yasaklar!

  • GÜZEL SÖZ
    GEREKLİ LİNKLER
    KAYSERI...

    HABERLER

    Tüm Haberleri göster...

    Amerika kıtasında sahabe izleri  3/17/2006
    Amerika kıtasında sahabe izleri daha hz ali ve hz osman döneminde müslümanların amerika´ya ulaşıp, okulları açtığını belgelendi. kayalara kazılan kuran ayetleri ve bulgular bu tezi destekliyor. dünyaca ünlü harvard üniversitesi eski profesörü ve abd bilim sanat akademisi üyesi barry fell'in çalışmaları, hazreti ali ve hazreti osman döneminde müslümanların amerika'ya ulaştığını ve burada denizcilik okulları açtığını gösteriyor. abd'deki islam izleri ile ilgili bir diğer çarpıcı bilgi, boston'daki yol çalışmaları sırasında üzerinde "la ilahe illallah, muhammedun resulullah" yazan dokuzuncu yüzyıla ait semerkand dirhemlerinin bulunması. salih yücel'i, abd'deki kayıp islam izlerini araştırmaya iten süreç, onun tam 14 yıl önce ankara üniversitesi ilahiyat fakültesi'ni bitirdikten sonra avustralya'nın sidney kentindeki redfern camii’ne din görevlisi olarak atanmasıyla başlar. sidney üniversitesi'nde teoloji mastırı ve radyoda dinî programlar yapan, nsw eyaletinde ayrımcılıkla mücadele derneği'nin yönetimine giren, sidney'de bütün dinlerin temsilcilerinin bulunduğu din işleri üst komitesi'ne üye olan yücel, bu şehirde dört yıl "cezaevi vaizi" olarak da görev yapar. boston üniversitesi'nde "din ve ruh sağlığı" konusunda doktora yapmak üzere abd'ye gelen yücel, halen harvard üniversitesi tıp fakültesi'nin iki hastanesinde vaizlik yapıyor ve bu hastanelerin din işleri planlama komitesinde. ayrıca boston üniversitesi tıp fakültesi hastanesinde ve cezaevinde vaizlik yapan, boston diyalog vakfı'nın yönetiminde olan yücel'in bir diğer özelliği ise amerika kıtasındaki islam izlerine ilişkin çalışmaları. yücel'in sözünü ettiği bulguların en önemlisi, harvard üniversitesi eski hocası ve abd bilim sanat akademisi üyesi prof. barry fell'in araştırmalarıyla ortaya çıkan sonuçlar. bu araştırmanın belki de en çarpıcı sonucu müslümanların hz. ali ve hz. osman döneminde abd'ye ulaşmış ve burada denizcilik okulları açmış olması. abd'deki islam izleri ile ilgili bir diğer çarpıcı bilgi ise şu: rahip thaddeus mason harris, 1787'de massachussets eyaletindeki boston'da, malden'dan cambridge'e doğru giderken bugün 16 numaralı yol olarak adlandırılan bölgede yol yapımı için çalışan işçilerin kazı yaparken bazı paralar bulduklarını görür. işçiler o metalleri kıymetsiz zannedip ondan da bir avuç almasını ister. o da aldığı paraları harvard college (bugünkü harvard üniversitesi) kütüphanesine incelenmek üzere gönderir. bulunan paraların 9. ve 10. yüzyıllara ait semerkand dirhemleri olduğu inceleme sonucu ortaya çıkar. dirhemlerin üzerinde "la ilahe illallah, muhammedun resulullah ve bismillah" yazılıdır. işte bu bulgular sebebiyle salih yücel, "sahabi veya tabiinden (sahabelerden sonraki nesil) bazı kimselerin abd'ye gelmesi söz konusu." diyor. prof. fell, abd'nin nevada, colorado, new mexico ve ındiana eyaletlerinde 7. ve 8. yüzyıllarda açılmış müslüman okulları olduğunu, arkeolojik kazılarda ortaya çıkan bulgulara dayandırıyor. batı amerika'nın el değmemiş bölgelerinde kayalar üzerinde bulunan yazılar, çizimler ve tablolar, o zamanlar uygulanan ilk ve orta düzeydeki müslüman eğitim sisteminin kalıntıları. bu belgeler, kuzey afrika arapçasının eski kûfî arap harfleriyle yazımından oluşmakta, okuma-yazma, aritmetik, din, tarih, coğrafya, matematik, astronomi ve denizcilik konularını kapsamakta. nevada'daki kazılarda bulunan bir kaya üzerindeki "allah'ın adıyla" yazısı ve "muhammed nabiyallah" yani "muhammed (sav) allah'ın elçisidir" yazılı taş 7. yüzyılda kullanılan bir çeşit kûfî yazısı. fell'in tespitlerine göre, nevada'da 7. ve 8. yüzyıllarda araplar yaşıyordu. kaliforniya üniversitesi'nden prof. heizer ve prof. baumhoff'un nevada'da wa 25 sit alanında yaptığı kazılardan ortaya çıkan sonuç, burada islam ve bilimin özellikle denizciliğin okutulduğu bir okulun varlığı. nevada'daki kazılarda, bu okulla ilgili naski arapça ve kûfî usulüne göre kayalara ve taşlara yazılmış yazılar bulunmuş. bu resimde, "beş elmas bir elife eşit" matematiksel formülü uygulanmış. salih yücel, amerika ve afrika'da değişik dönemlerde yapılan arkeolojik kazılar neticesi bulunan ve peygamberimiz’in adının yazılı olduğu yazılar arasındaki benzerliğe dikkat çekiyor. a şekli el ain lahag, fas’ta, b şekli east walker nehrinde bulunmuş. c şekli nevada'da, d, e şekilleri churchill caunty'de, f sekli el haji minoun, fas'ta, g şekli seramik üzerine çizilmiş olup el suk, tripoli, libya'da, h sekli cottonwood canyon'da ve ı şekli libya-fas sınırında bulunmuş. bu yazılar 8. ve 9. yüzyıllara ait olup, kuzey amerika ve kuzey afrika arasındaki benzerlikleri açıkça gösteriyor. abd'de bulunanlar, şu anda kaliforniya üniversitesi'nde muhafaza ediliyor. nitekim bu dönemde abd'de yaşayan bu müslümanların nesilleri, bugünkü ıroquois, algonquin, anasazi, hohokam ve olmec yerli kabileleri olarak tanınmakta. 12. yüzyılda, apachi ve navajo yerlilerinin oluşturduğu athapcan kabilesi tarafından nevada'da arap müslümanların yaşadığı bölge istila edilir ve araplar ya kaçmak zorunda kalır veya güneye sürülür. ancak okuma yazma bilmeyen bu yerliler arapların kurduğu okulda gördüklerine hayret eder ve kendileri de (belki onlardan aldıkları esirler sayesinde) aynı dersleri taklit etmeğe çalışır. şekilleri efsanevi bir canavara dönüştürürler. bu asırlarca devam eder. 1951'de nevada sınırındaki benton kasabasına yakın beyaz dağlar'da (white mountains) bulunan kûfî yazıyı içeren resimde "sheitan maha mayan" yani "şeytan bütün yalanların kaynağıdır." yazısı var. bu da 7. yüzyıla ait kûfî bir yazı türü. üzerinde kûfî yazı ile "h-m-ı-d" (hamid) yazılı kaya da 7. yüzyıla ait ve yine nevada'da ateş vadisi'ndeki (fire valley) atlatl kayaları üzerinde bulunmuş. salvador'un la gruta de carinto bölgesinde bir mağarada bulunan ve 13. yüzyıla ait olduğu tespit edilen kaya parçasının üzerinde de "malakah haji mi malaya" yazılı. bu kaya parçası da, müslümanların endonezya tarafından güney amerika'ya geldiğine işaret olarak gösteriliyor. nitekim amerika'ya ulaşan kristof kolomb'a, ikinci yolculuğu sırasında espanola'daki (haiti) yerliler, kendisinden önce adaya gelen siyah insanlardan bahsederler. iddialarına kanıt olarak da kolomb'a afrikalı müslümanların bıraktığı mızrakları gösterirler. bu mızrakların uçlarında yerlilerin guanin (altın alaşımı) ismini verdikleri sarı bir metal var. dikkat çekici bir nokta da guanin kelimesinin arapça ghina (zenginlik) kelimesiyle bağlantılı olması. kolomb bir miktar guanini ispanya'ya geri getirmiş ve yüzde 56,25 altın, yüzde 18,75 gümüş, yüzde 25 bakırdan oluştuğunu kaydetmiş. bu oranlar afrika gine'sinde metal işleme standardı olarak biliniyordu. 1498'de yeni dünyaya üçüncü yolculuğunda kolomb, trinidad'a gider. daha sonra da güney amerika'da tayfası karaya çıkar ve oradaki yerlilerin simetrik örülmüş pamuklu ve renkli mendillerini görür. kolomb daha sonra "almayzar" olarak bahsettiği bu mendillerin aslında gine'deki başörtüleri ve bel kuşaklarına renk, stil ve kullanım olarak çok benzediğini fark eder. "almayzar" kelimesi arapça "örtü", "bağ", "önlük" veya "etek" anlamlarına geliyor; moors diye tanınan ve 8. yüzyılda ispanya'yı fetheden arap ve berberi kökenli kuzey afrika halkının yerel giysisi olarak biliniyor. kolomb yerli evli bayanların pamuklu çamaşırlar giydiğini görür ve namus kavramını nereden öğrendiklerine şaşırdığını yazar. ispanyol fatihi hernan kortes, yerli bayanların elbiselerini uzun peçeler ve moors'unkine benzer motiflerle boyanmış dökümlü etekler olarak kayıtlarına geçirir. ferdinand culombos da yerlilerin pamuklu elbiseleriyle moors kadınlarının granada'da giydikleri desenli uzun şalların çok benzer olduğunu yazar. ayrıca yerlilerin çocuklarını yatırdıkları beşiklerin kuzey afrika'daki beşiklere benzerliği de dikkat çekicidir. salih yücel, bu bulgularla ilgili şunları söylüyor: "kolomb, küba'nın kuzeydoğu kıyısındaki cibara civarında yelken açarken güzel bir dağın üzerinde bir cami gördüğünü 21 ekim 1492 tarihinde kayıtlarına geçirmiş. küba, meksika, teksas ve nevada'da minarelerinde kur’an ayetleri bulunan cami kalıntıları bulunmuş. harvard'lı ünlü tarihçi ve dilbilimci leo weiner, 'afrika ve amerika'nın keşfi' isimli kitabında kolomb'un yeni dünyada mandinkaların varlığından haberdar olduğunu belirtir. aynı kaynak batı afrika müslümanlarının orta amerika’da, güney amerika’da, kanada dâhil kuzey amerika'da ve karayiplerde yaşadıklarını; ıroque ve algonquin yerli kabileleriyle evlilik ve ticaret bağları kurduklarını kolomb'un bildiğini kaydeder." kolomb ve öncü ispanyol, portekizli kâşiflerin atlantik'in karşı kıyısına düzenledikleri seferlerin çoğu müslümanların hazırladığı coğrafya ve deniz seyir bilgileri sayesinde gerçekleşmiş. örneğin mesudi'nin (871-957) kitabı "murucuz zahab" afrika ve asya'dan bu tip bilgilerin müslüman tüccarlar tarafından toplanması sonucu yazılmış. aslında kolomb'un kıtalararası ilk yolculuğunda iki kaptanı müslüman'dı. martin alonso pinzon pınta, kardeşi vicente yanez pinzon da nına isimli gemilerinin yönetimindeydi. pinzon ailesinin kökeni sultan abu zayan muhammed ııı (1362-66) tarafından fas marinid kraliyet ailesine dayanıyor. kolomb'a katılmadan önce zengin gemi donanımcıları olan kardeşler, kolomb'un keşif gezisini organize etmesine yardım edip bayrak gemisi santa maria'yı masraflarını da karşılayarak hazırlamışlar. kolomb, atlantik okyanusu'ndaki bazı adalarda yerli halkın burnuna altın taktığını ve mektuplarını arapça yazdıklarını kaydeder. 16. yüzyılda amerika'ya giden misyonerler virginia, tenesse ve visconcion'daki bakır yataklarının yerli halk tarafından değil, ortadoğu'dan gelenler tarafından işletildiğini, kızılderililerin ortadoğu halkına karşı büyük muhabbetleri olduğunu görürler. salih yücel bu konudaki çarpıcı anlatımlarını şöyle sürdürüyor: "amerika'da 484, kanada'da 81 tane olmak üzere 565 köy, kasaba, şehir, dağ, göl, nehir gibi yerlerin isimleri, islami ve arapça köklerden geliyor. bu yerler orijinal olarak kolomb'un amerika'ya gelmesinden önce yerliler tarafından isimlendirilmiş. hatta bu isimlerden bazıları islami yer isimleri: mecca (nüfusu 720) ındiana eyaletinde; medina (nüfusu 2100) ıdaho'da; medina (nüfusu 8500) new york'ta; medina (nüfusu 1100) ve hazen (nüfusu 5000) kuzey dakota'da; medina (nüfusu 17000) ve medina (nüfusu 120000) ohio'da; medina (nüfusu 1100) tennessee'de; medina (nüfusu 26000) texas'ta; medina (nüfusu 1200) ve arva (nüfusu 700) ontario'da; mahomet (nüfusu 3200) ıllinois'te; mona (nüfusu 1000) utah'ta ilk göze çarpan örnekler. amerika'nın yerli kabile isimleri de incelendiğinde pek çoğunun arapça ve islami köklerden geldiği anlaşılıyor. bunlar anasazi, apache, arawak, arikana, chavin, cherokee, cree, hohokam, hupa, hopi, makkah, mahigan, mohawk, nazca, zulu, zuni gibi isimler." kuzey amerika ve kuzey afrika'da yapılan arkeolojik kazılarda 9. yüzyıla ait binalar arasında da büyük bir benzerlik bulunmuş. örneğin fas'taki atlas dağlarında berberilere ait ev yapısı ile new mexico'daki bina şekli birbirinin aynı. yine arizona'daki kazılarda bulunan montezume kalesi ile colorado'nun mesa verde bölgesinde bulunan, berberilerin bina yapıları arasında bir benzerlik mevcut. smithonian enstitüsü'nden prof. cyrus thomas'ın yaptığı araştırmalara göre, new york, ellenville mevkiindeki taş yığınlarından yapılmış küçük kulübe ile güney arabistan'daki akabe bölgesindeki taş yığınlarında yapılmış kulübe birbirinin hemen hemen aynısı. bu yapıların 8. yüzyıla ait olduğu tahmin ediliyor. ispanya'daki son müslüman kalesi granada, 1492'de ispanyol engizisyon mahkemeleri kurulmadan hemen önce düşer. hıristiyan olmayanlar engizisyon zulmünden kurtulmak için ya katolik olmak ya da ülkeyi terk etmek zorunda kalır. bu nedenle göç eden müslümanların 1550'den önce ispanyol amerikası'nda varlıklarından bahseden dokümanlar bulunuyor. ancak ispanya kralı 5. charles'in 1539'da müslümanların batıdaki yerleşimlere göçmelerini men eden fermanı yürürlüğe girer ve bu ferman 1543'te deniz aşırı ispanyol kolonilerin müslümanlardan temizlenmesi şeklinde genişletilir. salih yücel'in bu konudaki görüşü şöyle: "demek ki müslümanların deniz aşırı adalarda veya bölgelerde varlığı biliniyordu ki, ispanya kralı böyle bir ferman yayınladı. yine pek çok islami kaynakta da endülüs döneminde ispanya ve kuzey afrika'da yaşayan müslümanların okyanus ötesine seferler yaptığı biliniyor. bu konuyu bir başka araştırmamda ele alacağım." salih yücel'e göre arkeolojik kazılar, dilbilimcilerin bölgede dil ve yer isimleri üzerine yaptığı incelemeler, antikacıların 8. ve 9. yüzyıla, abbasiler dönemine ait buldukları paralar, ev eşyaları ve diğer eşyalar, müslümanların 7. yüzyılın ortalarından itibaren amerika kıtasına geldiğini, yerleşim birimleri, camiler, okullar kurduğunu ve yerli halk kızılderililer üzerinde büyük etki bıraktığını gösteriyor: "prof. fell'in araştırmalarından sahabi veya tabiinden (sahabelerden sonraki nesil) bazı kimselerin buraya gelmiş oldukları anlaşılıyor. kolomb amerika'ya ulaşıncaya kadar ve amerika'da islam'ın ve müslümanların varlığını görür. ancak batılı araştırmacılar çok defa bunu görmezden geliyor." bu araştırmadaki amacının müslümanların amerika kıtasında 7. yüzyılda başlayan varlığını genç araştırmacıların dikkatine sunmak olduğunu belirten yücel, "bu konuda pek çok doktora tezi hazırlanabilir. bu çalışmalar, hem amerika hem de dünya müslümanlarından gizli kalmış birçok belgeyi gün ışığına çıkaracak, belki de bugün olmasa bile gelecekte amerika kıtasının tarihinin yeniden yazılmasına bir zemin hazırlayacaktır." diyor. barry fell 1917 - 1994 ingiltere'de doğan ve harvard üniversitesi’nin deniz biyolojisi alanında saygı duyulan profesörlerinden olan barry fell, amerika'daki müslüman varlığını gösteren “saga america” (efsane amerika) kitabını üniversiteden emekli olduktan bir yıl sonra, 1980'de yazdı. rüyasında efendimiz’i gören bir avustralyalı 1991'de türkiye'nin sidney başkonsolosluğu din hizmetleri müşavirliği'ne bir mektup gelir. o günkü müşavir ve şu anda ankara'da diyanet işleri başkanlığı din işleri yüksek kurulu üyesi olan sadık eraslan, mektubu okuması için salih yücel'e verir. mektupta özetle şöyle deniyor: "ben islam güneşinin henüz ulaşmadığı tasmanya'nın hobart şehrinde dünyaya geldim. beş yaşında iken babamı kaybettim. tip olarak ingilizlerden çok türklere benzediğim için kardeşlerim tarafından dışlanıyordum. okulda din derslerinde bana teslis inancını anlatıyorlardı, ama kalbimde bir ses 'allah birdir' diyordu. 49 yaşına kadar hep kilise cemaati olarak yaşadım. hayatımda, islam'ın günah saydığını sonradan öğrendiğim her türlü büyük günahtan uzak durdum. bir gün arabada giderken radyoda tasavvuf müziği dinledim. içinde ilahiler de vardı. daha sonra bir gece rüyamda hazreti peygamber'i gördüm. gri bir cübbesi vardı, başının sarıklı olduğunu hatırlıyorum. o kadar nurlu idi ki, yüzüne bakamadım. ama onun bana, hatta kalbime baktığını hissettim. sanki bütün enerjim gitmiş, içime yeni bir enerji dolmuştu. bana, 'kardeşim tekrar geleceğim' dedi ve bir perde arkasında kayboldu. uyandığımda kalbimde bir ses, sen müslümansın diyordu, ama hayatımda ne bir müslüman görmüştüm ne de cami. artık bu dalgınlık içinde günlerim geçiyordu. bana geleceğim demişti, ben de onu hep bekliyordum. nihayet bir gece rüyamda onu bir vadide gördüm. vadinin yanında bir nehir kan dolusu akıyordu. bu onun ümmetinin kanıdır dendi. hazreti peygamber allah'a o kadar yalvarıyordu ki, gözlerinden çok büyük damlalar yere dökülüp etrafa saçılıyordu. sonra yanına çağırdı, gittim arkasında iki rekât namaz kıldım. derken o kan dolusu nehir berrak su şeklinde akmaya başladı ve etrafı çiçeklerle doldu. sonra onunla geleceğe seyahat gibi bir şey yaptık. daha sonra kendimi bir defa sultanahmet'te gördüm. mevlana, yunus ve emir sultan'dan manevi dersler aldım. uyanınca, sabah en yakın camiyi araştırıp oraya gittim ve müslüman oldum. bana bir kur'an ve seccade hediye ettiler. bu seccade rüyamda peygamber’in arkasında namaz kıldığım seccade idi. sonra bana hangi müslüman ismi almak istersin diye sordular. ben de ahmet dedim. onlar bir belge hazırladılar, baktım t harfi yerine d harfi yazmışlar. onlara, hayır lütfen ahmet yazın dedim. böylece aynı zamanda türk ismi almak istedim." salih yücel, "mektubu yazan şahıs, avustralya'nın brisbane şehrinde yaşıyordu. bu şehir sidney'e 1150 km. mesafedeydi. ziyaretine gittim, üç-dört saat beraber kaldık. sonradan beraber umreye gittiğimizde arafat'a çıktık, rüyasında gördüğü vadinin arafat olduğunu söyledi. kendisi şu anda hasta. çok çeşitli ve zor imtihanlardan geçti. kendisine hep dua ediyorum." diyor. yücel'in bir diğer ilginç anısı türkiye'ye gezmeye gelen bir avustralyalı ile ilgili. bu kişiye, "türkiye'yi beğendin mi?" diye sorup "evet" cevabı alınca, "neyini beğendin?" demiş. cevap ilginç: "trende giderken tanımadığım birisi bana bir içecek verdi." hapishane vaizliği görevi sırasında tanık olduğu olayları da anlatan yücel, "1992'de bir hapishanede irlanda kökenli bir mahkum rüyasında bir sahabe görerek müslüman olmuştu." diyor. amerikan televizyonu nasıl özür diledi? salih yücel, avustralya ve abd'de yaşadıklarını çarpıcı bazı örneklerle anlatıyor. el kaide'nin abd'ye yönelik 11 eylül saldırılarından sonra abd'nin üç büyük televizyon kanalından biri olan cbs'deki 60 dakika isimli haber programında bir papaz, üsame bin ladin'e atfedilen sözlerle peygamberimiz’e hakaret ediyor. salih yücel, programı arayarak tepkisini iletmek istiyor; ancak program yapımcıları ile görüşemiyor. o gece yarısı tanıdığı ne kadar hıristiyan din adamı varsa hepsine bir mail geçip cbs'i protesto etmelerini istiyor. sonuçta cbs'e çok miktarda protesto gidiyor. cbs yapımcıları ile görüşen bir rahibe, bu gibi fanatiklerin tv'ye çıkarılmasının dünya barışına hiçbir katkı sağlamayacağını belirtir. birkaç gün içinde kiliseler konseyi toplanır ve televizyonda papazın görüşlerini kınayan bir bildiri yayınlanır. sonra 60 dakika programının direktörü boston'a giderek yücel ve arkadaşları ile görüşüp özür diler. kahvaltıda bir araya geldikleri yapımcı, "bundan sonra böyle bir olay olmayacak." sözünü verir. kayalara kazınmış ayetler batı afrika halkları ve güneybatı amerika'nın belli kızılderili halkları arasında kültürel paralellikler bulan fell, bu bölgede yaşayan pima halkının arapça köklere sahip bir sözlüğe sahip olduğunu tesbit ve kaliforniya gibi yerlerde kayalara oyulmuş islami yazıların varlığını ile teyit etti. fell, kaliforniya'da ınyo kasabasında arapça olarak kayalara yazılmış şöyle bir sözden bahsediyor: "yasus ben maria" (jesus, son of mary-meryem oğlu isa). böyle bir ibare ancak kur'an surelerinde geçiyor. bu yüzden fell, bu taş yazıtın amerika'nın yaklaşık 500 yıllık tarihini çok daha gerilere götürdüğünü söylüyor. avrupalılar amerika kıtasına gelmeden önce yerli halk arasında varolan arapça kelimeler avrupalılar gelmeden önce denizciliğe ve diğer konulara ait pek çok kelimenin bugün new england ve nova scotia olarak bilinen kuzey amerika ve kanada'nın bir kısmını içeren bölgede aşağıdaki islami kelimeler tespit edilmiş: denizcilik ve deniz yolculuğu ingilizce arapça türkçe manası coastal seas sobagwa deniz sahili magnetic compass al-hukk pusula plumb, level al-imam çekül, seviye mast, rigging al-daqal gemi direği sail, spread sail sabih yelken journey aqsa yolculuk wind, weather ahwa hava astronomi ve meteoroloji dew naba saqt çiy sunrise asbah güneşin doğuşu ımmediate nitaij acil star allaq yıldız constellation el-kaukab gezegen falling rain saqlaba yağan yağmur rainbow mantaqa gökkuşağı tomorrow sabah yarın adalet ve idarecilik false statement kabwa yalan ifade punishment kalal ceza ınsolent, malicious majin küstah, hain authority, king malik kral tıp ve anatomi affliction kalal keder, acı coitus l'am çiftleşme ıll marad hastalık adolescent kabr delikanlılık libido qassa şehvet sneeze, cough nakam öksürük, soğuk ev ve eşya belt tikak kemer waist-cloth nazala-aniq bel kuşağı drink, water naba su to thread nafad iplik hastane vaizliği türkiye’de de uygulanabilir amerika'da yıllardır hastane vaizliği yapan salih yücel, bunun türkiye'de de uygulanabileceği görüşünde: "hastane vaizliği türkiye’de henüz yok. halbuki islam hasta ziyaretine çok önem verir. bugün abd'de hemen hemen bütün hastanelerde vaiz veya ihtiyaç halinde hemen çağrılacak din görevlisi var. mesela benim çalıştığım harvard üniversitesi tıp fakültesi'nin hastanesinde 34'ü gönüllü olmak üzere toplam 42 din görevlisi var. her 35-40 hastaya bir din görevlisi düşüyor. diyanetten sorumlu devlet bakanı mehmet aydın ilahiyattan hocamdır. diyanet işleri başkanı da değerli bir akademisyen. umarım bu hastane vaizliği konusuna el atarlar." kaynak : aksiyon...

    Ekleyen :Kayseri Admin    Okunma :414

    KAYSERI...
    KAYSERİ RESİMLERİ

    AKKIŞLA Resimleri
    DEVELİ Resimleri
    FELAHİYE Resimleri
    HACILAR Resimleri
    İNCESU Resimleri
    ÖZVATAN Resimleri
    PINARBAŞI Resimleri
    SARIOĞLAN Resimleri
    SARIZ Resimleri
    TALAS Resimleri
    TOMARZA Resimleri
    YAHYALI Resimleri
    YEŞİLHİSAR Resimleri
    SAYAÇ
    KAYSERI...
    KAYSERİ Tekil Çoğul
    Bugün 12 26
    Toplam 51670 111968
    IP NO:38.107.191.100
    CANLI TV
    CANLI TV İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
    İSTATİSTİKLER
    KAYSERI...
    Yeni Dosyalar
    Httrack website copi...
    Dosya silici...
    İstanbul-beyazıt cam...
    Mekke-mescid-i haram...
    Hazreti nuh belgesel...
    Hit Dosyalar
    Okey oyunu 2.1...
    Sifali bitkiler sözl...
    Multi fonsiyonlu hes...
    Web sayfasi hazirlam...
    Hazreti nuh belgesel...
    Yeni Linkler
    Www.asırfm.com - bın...
    Sakaltutan...
    Sıhlı beldesı web sı...
    Sakaltutan köyü...
    Sarız fettahdere köy...
    Hit Linkler
    Kayseri güzel şehir...
    Http://www.kayserion...
    Sarimehmetli tomarza...
    Kayseri valiligi...
    Yahyalinin haber ve...
    Forum Son Mesajlar
    Eee nöördün yada nöö...
    Kayserili arif...
    Made in kayseri...
    Gadasını aldığım...
    Kayseriye özgü şive...
    EMAİL LİSTESİ
    KAYSERI...
    Adınız Soyadınız Emailiniz
    DESTEKLEYENLER
    KAYSERI...
    KAYSERİONLİNE.COM

    Senbul.com


    KAYSERI...